İkinci Keltiber Savaşı (MÖ 154-151)

İkinci Keltiber Savaşı (MÖ 154-151), Roma Cumhuriyeti ile İber Yarımadası'ndaki Keltiber kabileleri arasında gerçekleşen önemli bir çatışmadır. 

Bu savaş, Roma'nın bölgedeki hakimiyetini pekiştirme çabaları ve yerel halkın direnişiyle şekillenmiştir.

Savaşın Başlangıcı ve Nedenleri

Savaşın fitilini ateşleyen olay, Segeda şehrinin (günümüzde Zaragoza yakınlarında) Belli kabilesi tarafından genişletilmesi ve surlarla tahkim edilmesiydi. 

Roma Senatosu, bu faaliyetleri tehdit olarak algıladı ve Segeda'ya sur inşasını durdurma, vergi ödeme ve asker gönderme taleplerinde bulundu. 

Segeda bu talepleri reddedince, Roma askeri müdahaleye karar verdi. 

Savaşın Seyri

MÖ 154 yılında, Konsül Quintus Fulvius Nobilior komutasındaki Roma ordusu Segeda'ya doğru ilerledi. 

Segeda halkı, Arevaci kabilesinin güçlü şehri Numantia'ya sığındı. 

Nobilior, Numantia'ya yaklaşırken Keltiber lideri Carus'un pusuya düşürdüğü Roma ordusu, 6.000 askerini kaybetti. 

Carus, bu zaferin ertesi günü bir çatışmada hayatını kaybetti. 

Nobilior, Numantia'yı kuşattı ancak ağır kış şartları ve Keltiberlerin direnişi nedeniyle başarılı olamadı.

MÖ 153 yılında, Roma'da yeni konsül seçimi için tarih değişikliği yapıldı ve savaş hazırlıkları hızlandırıldı. 

Konsül Marcus Claudius Marcellus, Keltiberlerle barış görüşmeleri yaparak bazı kabileleri Roma'ya bağlı kalmaya ikna etti. 

Ancak, Numantia ve Termantia gibi şehirler direnişe devam etti. 

Marcellus, Keltiberlerle yaptığı savaşlarda bazı başarılar elde etti ve barış görüşmeleri sonucunda geçici bir ateşkes sağladı. 

MÖ 151 yılında, Konsül Lucius Licinius Lucullus, Senato'nun onayı olmadan, merkezi Duero vadisinde yaşayan ve Roma ile savaş halinde olmayan Vaccaei kabilesine saldırdı. 

Bu saldırıyı, Vaccaeilerin Carpetani kabilesine kötü muamele ettiği iddiasıyla gerekçelendirdi. 

Lucullus'un bu saldırısı, Roma'nın bölgedeki itibarını zedeledi ve yerel halk arasında huzursuzluğa neden oldu. 

Sonuç ve Etkileri

İkinci Keltiber Savaşı, Roma'nın bölgedeki etkisini artırmasına rağmen, Keltiberlerin direnişini tamamen kıramadı.  

Savaşın sona ermesinden dört yıl sonra, MÖ 147'de, Lusitanialılar yeniden isyan etti ve Viriathus liderliğinde Roma'ya karşı direnişe başladılar. 

Ayrıca, MÖ 143-133 yılları arasında gerçekleşen Numantia Savaşı, Keltiberlerin Roma'ya karşı en uzun süreli direnişlerinden biri olarak tarihe geçti. 

Bu savaşlar, Roma'nın İber Yarımadası'ndaki hakimiyetini pekiştirmesine rağmen, yerel halkın direnişi ve kültürel farklılıkları, bölgenin tam anlamıyla Roma'ya entegrasyonunu zorlaştırdı. 

Sonuç olarak, İkinci Keltiber Savaşı, Roma'nın genişleme politikalarının zorluklarını ve yerel direnişlerin önemini gösteren bir örnek olarak tarihteki yerini aldı.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski