Yavuz Sultan Selim Kutsal Emanetleri Nasıl Getirdi?

1516 yılında Mercidabık ve 1517 yılında Ridaniye savaşlarıyla Memlük Devleti’ni mağlup eden Yavuz Sultan Selim, Kahire’ye girerek halifeliği devralmıştır. Bu büyük zaferin en önemli manevi sonucu ise asırlardır Kahire ve Hicaz’da korunan "Emanat-ı Mukaddese"nin (Kutsal Emanetler) Osmanlı himayesine geçmesidir.

Kahire’deki Hazinenin Teslimi

Kahire’nin fethinden sonra, son Abbasi Halifesi III. Mütevekkil, halifelik makamını Yavuz Sultan Selim’e devretmiştir. Bu devir teslimin sembolü olarak Hz. Muhammed’e ait olan Hırka-i Saadet, kılıçlar ve diğer mukaddes eşyalar bizzat halife tarafından padişaha teslim edilmiştir. Yavuz, bu emanetlere karşı o kadar büyük bir hürmet göstermiştir ki, onların taşınması sırasında en üst düzey güvenlik ve saygı protokollerini uygulatmıştır.

Hicaz’dan Gelen Anahtarlar

Mısır Seferi sırasında Yavuz henüz Mekke ve Medine’ye gitmemişti. Ancak Kahire’deyken, Mekke Şerifi II. Berekat, oğlu Ebû Nümey aracılığıyla Mekke ve Medine’nin anahtarlarını Yavuz Sultan Selim’e göndermiştir. Bu hareket, Hicaz bölgesinin savaşsız bir şekilde Osmanlı’ya bağlandığını ve oradaki emanetlerin de artık Osmanlı korumasında olduğunu belgelemiştir.

İstanbul’a Büyük Yolculuk

Kutsal emanetler, Kahire’den gemilerle Nil nehri üzerinden İskenderiye’ye, oradan da büyük bir donanma eşliğinde deniz yoluyla İstanbul’a getirilmiştir. Bazı kaynaklara göre ise bir kısmı karayoluyla, ordunun sıkı koruması altında taşınmıştır. Emanetler İstanbul’a ulaştığında, Yavuz Sultan Selim onları bizzat karşılamış ve Topkapı Sarayı’na yerleştirmiştir.

Hırka-i Saadet Dairesi ve 24 Saat Kur'an

Yavuz, bu emanetlerin sarayda rastgele bir yerde durmasını istememiştir. Topkapı Sarayı’nın en özel bölümü olan "Has Oda", bu emanetlerin korunması için tahsis edilmiştir. Padişah, emanetlerin başında 24 saat boyunca kesintisiz Kur'an-ı Kerim okunması geleneğini başlatmıştır. Kendisi de bu görevi bizzat yerine getirmiş, emanetlerin bulunduğu odanın tozunu kendi elleriyle alacak kadar büyük bir tevazu göstermiştir.

Emanetlerin Bugünü ve Anlamı

Bugün Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kutsal Emanetler koleksiyonu, sadece Yavuz döneminde gelenlerden ibaret değildir. Sonraki yüzyıllarda diğer padişahlar ve özellikle I. Dünya Savaşı’nda Medine Müdafii Fahreddin Paşa tarafından gönderilen eşyalarla zenginleşmiştir. Ancak temelini atan ve İstanbul’u İslam dünyasının manevi merkezi yapan irade Yavuz Sultan Selim’e aittir.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski