Edirne Vakası (ya da Şeyhülislam Feyzullah Efendi Hadisesi), Osmanlı tarihinde Yeniçerilerin, İstanbul esnafının ve medrese öğrencilerinin (suhteler) birleşerek başlattığı, bir padişahı tahttan indirip yerine yenisini geçiren ve güçlü bir şeyhülislamı feci şekilde katleden çok büyük bir ihtilal hareketidir. 1703 yılının yaz aylarında yaşanan bu olay, devlet merkezinin İstanbul’dan Edirne’ye taşınacağı korkusu ve saraydaki akraba kayırmacılığı (nepotizm) yüzünden patlak vermiştir.
İsyanın arkasında hem Karlofça Antlaşması’nın (1699) getirdiği moral bozukluğu hem de başkentin fiilen değiştirilmesi girişimi yatmaktaydı:
Padişahın Edirne Sevdası: II. Mustafa, Karlofça’da alınan ağır yenilginin ardından İstanbul’un gergin atmosferinden uzaklaşmak istedi. Devlet işlerini tamamen hocası olan Şeyhülislam Feyzullah Efendi’ye bırakarak vaktinin neredeyse tamamını Edirne’de avlanarak ve saray hayatı yaşayarak geçirmeye başladı. Bu durum, İstanbul’daki devlet erkanını ve en önemlisi ticaret hayatı felç olan İstanbul esnafını çileden çıkardı.
Feyzullah Efendi’nin Sınırsız Gücü ve Kayırmacılığı: Şeyhülislam Feyzullah Efendi, padişah üzerindeki mutlak nüfuzunu kullanarak devletin tüm kilit kademelerine kendi akrabalarını, oğullarını ve yakınlarını getirdi. Medrese mezunları iş bulamazken, Feyzullah Efendi'nin henüz çocuk yaştaki oğullarına en yüksek ilmiye rütbeleri verildi. Bu durum ulemayı ve medreselileri patlama noktasına getirdi.
Maaş Krizleri: Girit ve Macaristan savaşlarının getirdiği ekonomik çöküş yüzünden askerlerin maaşları yine gecikmeli ve eksik ödeniyordu.
1703 yılının Temmuz ayında, Gürcistan seferine çıkmak üzere olan ve maaşlarını alamayan cebeci (silah bakım) askerleri İstanbul’da isyan bayrağını açtı. Kısa sürede Yeniçeriler, Sipahiler, medrese öğrencileri ve İstanbul esnafı da bu harekete katıldı. İstanbul’da kontrolü tamamen ele geçiren asiler, kendi aralarında bir yönetim kurdular ve taleplerini Edirne’deki padişaha iletmek üzere bir heyet gönderdiler. Ancak Edirne’deki saray klikleri bu heyeti tutuklatınca ok yaydan çıktı.
İstanbul’da toplanan yaklaşık 60 bin kişilik devasa bir asi ordusu, padişahı ve şeyhülislamı devirmek üzere Edirne’ye doğru yürüyüşe geçti. II. Mustafa, isyancıları durdurmak için Edirne’deki orduyu karşılarına çıkardıysa da Edirne’deki askerler de İstanbul’dan gelen kardeşlerine katılarak saf değiştirdiler.
Yalnız kalan ve direnemeyeceğini anlayan II. Mustafa, önce hocası Feyzullah Efendi’yi azmetti ancak bu asileri tatmin etmedi. Yakalanan Şeyhülislam Feyzullah Efendi, eşi benzeri görülmemiş bir nefretle, feci işkenceler edilerek katledildi ve cesedi nehre atıldı. 22 Ağustos 1703’te asiler Edirne Sarayı’na girerek Sultan II. Mustafa’yı tahttan indirdiler. Yerine kardeşi III. Ahmed (Lale Devri padişahı) tahta çıkarıldı.
Edirne Vakası, Osmanlı’nın siyasi merkezini derinden sarsmıştır. Bu isyanla birlikte:
Askeri sınıf ve ulema, birleştiklerinde devletin başkentini kuşatıp hükümdar değiştirebilecek kadar büyük bir "ihtilal" gücüne ulaştıklarını kanıtladılar.
Devlet merkezinin Edirne’ye taşınma fikri tamamen tarihe gömüldü ve İstanbul’un payitaht statüsü kesinleşti.
Yeni padişah III. Ahmed, kendisini tahta çıkaran asilerin liderlerini (Çalık Ahmed gibi) sadakat ilanlarından hemen sonra planlı bir şekilde tek tek tasfiye ederek merkezi otoriteyi yeniden sarayda toplamayı başardı.
Yorum Gönder