Tarihçi Orderic Vitalis, Birinci Haçlı Seferi'nin nihai başarısının Hristiyan Avrupa coğrafyasında nasıl devasa bir sevinç dalgası yarattığını detaylı bir şekilde aktarmaktadır.
Birçok kişi, elde edilen bu başarıyla birlikte artık efsanevi birer kahramana dönüşen haçlıların izinden gitmek için büyük bir arzu duymaya başlamıştır.
Batılı soylular, Doğu topraklarına hac yolculuğuna çıkan ve orada "kafirlere" karşı Mesih adına savaşarak görkemli bir zafer kazanan ünlü kahramanlar hakkındaki müjdeli haberleri duyduklarında bu durumdan derinden etkilenmişlerdir.
Söz konusu başarının yarattığı örnek, sadece soyluların kendilerini değil; aynı zamanda onların akrabalarını ve yakın komşularını da harekete geçirmiştir. Bu görkemli zaferden ilham alan geniş kitleler, benzer bir askeri ve dini girişime atılmak konusunda kesin bir karar vermişlerdir.
Haçlı hareketinin bu denli büyümesinin arkasındaki en temel motivasyonlardan biri, kutsal topraklara duyulan derin özlemdi. Batı'daki Hristiyanların büyük bir kısmı, Kurtarıcı Hz. İsa’nın mezarını ve İncil'de geçen diğer kutsal yerleri bizzat ziyaret edebilmek için tarif edilemez bir coşkuyla dolmuşlardır. Bu manevi heyecan, insanların her türlü riski göze alarak Doğu’ya doğru uzun ve meşakkatli bir hac yolculuğuna çıkma kararı almalarına zemin hazırlamıştır.
Ancak Doğu'ya yönelen bu büyük göçün tek sebebi dini coşku veya zafer arzusu değildi. Bazı kişilerin bu yolculuğa çıkmasının veya geri dönmesinin arkasında, Papa'nın lanetinden duyulan büyük bir korku yatmaktaydı. Dönemin Papası II. Paschal, haçlı yemini edenlerin sorumlulukları konusunda son derece sert ve tavizsiz bir tutum sergilemiştir.
Papa II. Paschal, Rabbin haçını özgür iradesiyle yüklenip yola çıkan ancak yolculuklarını tam anlamıyla tamamlamadan geri dönen herkesi açıkça tehdit etmiştir. Bu kişilerin, adımlarını tekrar Doğu'ya yöneltmedikçe ve ettikleri bağlılık yeminlerini sadakatle yerine getirmedikçe, tüm Hristiyan aleminden aforoz edileceğini ve toplumdan dışlanacağını ilan etmiştir. Papalık makamının bu otoriter tutumu, birçok kişiyi dini dışlanma korkusuyla hac yolculuğunu tamamlamaya ve yeminlerine sadık kalmaya zorlamıştır.
Yorum Gönder