II. Abdülhamid'in Kardeşi Seniha Sultan Kimdir?

Seniha Sultan, 5 Aralık 1851 tarihinde Eski Çırağan Sarayı’nda dünyaya gözlerini açmıştır.

Babası Sultan Abdülmecid, annesi ise Prens Natıkhu Bey Çıpakue’nin kızı olan Nalândil Hanım’dır.

Seniha Sultan, babasının on yedinci kızı olma özelliğini taşırken, annesinin ise en büyük çocuğuydu. Aile fertleri arasında kendisinden bir yaş küçük olan Şehzade Mehmed Abdüssamed adında bir erkek kardeşi bulunuyordu. Ayrıca kendisinden üç yaş küçük olan Şehime Sultan adında bir de kız kardeşi vardı.

Seniha Sultan, henüz çocukluk yıllarındayken hem annesini hem de babasını kaybetmiştir.

Takvimler 1876 yılını gösterdiğinde, kardeşi Sultan II. Abdülhamid onu Asaf Mahmud Celaleddin Paşa ile nişanlamıştır.

Nişanlandığı bu kişi, kendisinden iki yaş küçüktü ve Amiral Damat Gürcü Halil Rifat Paşa’nın gelecek vadeden oğlu olarak tanınıyordu. 

Çiftin evlilik sözleşmesi 5 Aralık 1876 tarihinde Yıldız Sarayı’nda imzalanmıştır. Ancak bu dönemde ablası Behice Sultan vefat ettiği için düğün töreninin ertelenmesine karar verilmiştir. 

Beklenen düğün merasimi nihayet 10 Şubat 1877 tarihinde gerçekleşmiştir. 

Seniha Sultan, 1878 yılında ilk oğlu olan Sultanzade Sabahaddin Bey’i dünyaya getirmiştir. Bu doğumdan bir yıl sonra ise ikinci oğlu Sultanzade Ahmet Lütfullah Bey doğmuştur.

Saray İçindeki Siyasi Durumu ve Diplomatik Temasları:

Seniha Sultan’ın, tam olarak açıklanamayan nedenlerden dolayı kardeşi Sultan II. Abdülhamid ile arası pek iyi değildi. 

Bu durumun bir sonucu olarak, 1878 yılında kendisinin, kocasının ve hatta diğer kardeşlerinin bir iddiaya karıştığı söylenmektedir. İddiaya göre Seniha Sultan; kardeşleri Ahmed Kemaleddin Efendi, Süleyman Selim Efendi ve kız kardeşi Fatma Sultan ile birlikte hareket etmiştir. 

Bu grubun, eski padişah V. Murad’ın düzenini yeniden kurmak amacıyla başlatılan Ali Suavi olayını desteklediği öne sürülmüştür.

Seniha Sultan, hayatının ilerleyen dönemlerinde uluslararası görüşmelere de katılmıştır. 1898 yılının Ekim ayında İmparator II. Wilhelm İstanbul’u ikinci kez ziyaret etmiştir. Bu önemli ziyaret sırasında Seniha Sultan, Yıldız Sarayı’nın harem kısmında Alman İmparatoriçesi Augusta Victoria ile bir araya gelmiş ve kendisiyle görüşmüştür.

Mahmut Celaleddin Paşa’nın Siyasi Mücadelesi ve Sürgün Süreci:

Seniha Sultan'ın eşi Mahmut Celaleddin Paşa, siyasi hayatında oldukça zorlu dönemlerden geçmiştir. Paşa, özellikle Sultan II. Abdülhamid'i tahtan indirmeyi amaçlayan Skelyeri-Aziz Bey komitesi ile ortaklık kurmakla suçlanmıştır. 

Bu ağır itham nedeniyle Adliye Nazırlığı görevinden alınmıştır. Her ne kadar daha sonra suçsuz olduğu ve masumiyeti anlaşıldıysa da, Paşa bu olaydan sonra bir daha hiçbir resmi devlet görevi üstlenmemiştir.

Bunun yanı sıra Paşa ile Sultan Abdülhamid arasındaki bağlar başka nedenlerle de kopma noktasına gelmiştir. 

Mahmut Celaleddin Paşa'nın aracılık ettiği Bağdat Demiryolu projesinde, imtiyazın İngiliz firması yerine Almanlara verilmesi gibi etkenler kendisinin Sultan Abdülhamid’den tamamen soğumasına yol açmıştır. 

Paşa, kayınbiraderi olan Abdülhamid’in yönetim anlayışını sert bir dille eleştirmiş ve sultanın aleyhinde konuşmak için hiçbir fırsatı geri tepmemiştir.

Bu muhalif tavırları neticesinde, Sultan Abdülhamid'in kurduğu istihbarat teşkilatı tarafından çok sıkı bir takibe alınmış ve her adımı gözetlenmiştir. Bu baskı ortamına daha fazla dayanamayan Paşa, 1899 yılında iki oğlunu da yanına alarak Avrupa'ya kaçmıştır. 

Kaçışından dört yıl sonra Belçika'da hayatını kaybetmiş ve cenazesi Paris'e defnedilmiştir. 

Çiftin oğulları ise ancak 1908 yılında, yani İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra İstanbul'a geri dönebilmişlerdir. Ancak bu siyasi geçmişleri nedeniyle saray çevrelerinde hiçbir zaman tam olarak hoş karşılanmamışlardır.

Seniha Sultan’ın Karakteri ve Dış Görünüşü:

Seniha Sultan, yaşadığı dönemin çok ötesinde, politik düşüncelere sahip ve güçlü bir kadın olarak nitelendirilmiştir. 

Resmi törenlerde görkemli bir duruş sergilerdi; başına tacını takar, en kaliteli kumaşlardan yapılmış elbiseler tercih ederdi. Ayrıca kıyafetlerinin arkasında Avrupa modasına uygun, yere kadar uzanan "tren" adı verilen kuyruklu önlükler taşırdı.

Karakter olarak kendisini kısıtlamayan, hayat dolu bir yapısı vardı. Üvey kız kardeşi Mediha Sultan gibi sık sık kahkahalar atar, hızlı bir tempoda ve derin bir ses tonuyla konuşurdu. Bu iki kız kardeşi ağabeyleri Abdülhamid ile bir araya geldiklerinde, adeta birbirleriyle yarışarak onu eğlendirmeye çalışır, esprileriyle sultanın yüzünü güldürmeyi başarırlardı.

Ancak ilerleyen yıllarda görünüşü oldukça değişmiştir. Neslişah Sultan’ın anlatımlarına göre, Seniha Sultan her zaman siyah giyinmeye başlamıştır. 

Oldukça zayıf bir yapısı ve kurumuş bir cildi vardı. Yeğeni Sabiha Sultan, halasının içine düştüğü bu yoksul ve sefil durumu gördüğünde büyük bir üzüntü duyardı. Yine de ona olan saygısını hiç yitirmemiş, her ziyaretinde elini öperek büyük bir hürmet göstermiştir.

Sürgün Yılları ve Hazin Sonu:

1924 yılının Mart ayında Osmanlı Hanedanı üyeleri için sürgün kararı çıkarıldığında, Seniha Sultan yetmiş üç yaşındaydı ve ailenin en yaşlı prensesi konumundaydı. Maddi olarak hiçbir birikimi yoktu ve oğulları da kendi işleriyle meşgul oldukları için anneleriyle ilgilenememişlerdir. Bu sebeple yaşlı sultan, tek başına sürgüne gitmek zorunda kalmıştır.

İlk olarak, üvey kardeşi olan ve tahttan indirilmiş olan Sultan VI. Mehmed Vahideddin’in San Remo’daki evine sığınmıştır. 1926 yılında Vahideddin ölene kadar "Villa Magnolia" adlı bu evde yaşamıştır. 

Ancak sultanın ölümünden sonra kalacak yeri kalmamıştır. Bir ev kiralayacak parası olmayan Seniha Sultan, Nice şehrindeki Cimiez kamu parklarında, bankların üzerinde uyumak zorunda kalacak kadar zor duruma düşmüştür.

Küçük oğlu Lütfullah, annesinin bu perişan halinden en sonunda haberdar olmuş ve hemen Nice’e gelmiştir. 

Annesini parklardan kurtarıp, o dönem orada bulunan Halife II. Abdülmecid’in kaldığı köşke götürmüştür. Seniha Sultan, hayatının geri kalanını bu köşkün tavan arasındaki küçük bir odada geçirmiştir.

Seniha Sultan, 15 Eylül 1931 tarihinde yetmiş dokuz yaşındayken Nice’te hayata gözlerini yummuştur. 

Cenazesi Suriye’ye nakledilerek Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’ne defnedilmiştir.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski