Kabakçı Mustafa İsyanı, Osmanlı tarihinde III. Selim’in başlattığı Batı tarzındaki köklü yenilik hareketlerini (Nizam-ı Cedid) kanlı bir şekilde sonlandıran, padişahın tahttan indirilmesine ve ardından şehit edilmesine yol açan en gerici ve statükocu Yeniçeri ayaklanmalarından biridir. 1807 yılının Mayıs ayında yaşanan bu isyan, Yeniçeri Ocağı’nın devlet içindeki modernleşme adımlarını baltalamak için nasıl bir ittifak kurduğunu gösteren tarihi bir ibret vesikasıdır.
İsyanın arkasında, eski askeri düzen ile yeni ordu arasındaki amansız varlık mücadelesi yatıyordu:
Nizam-ı Cedid Ordusu ve Yeniçeri Kıskançlığı: III. Selim, Yeniçerilerin artık savaş kazanamadığını ve devlete yük olduğunu görerek Batı tarzında eğitilmiş, modern silahlara sahip "Nizam-ı Cedid" adında yepyeni bir ordu kurmuştu. Bu yeni ordu, Napolyon’un ordusunu Akka Kalesi önünde (Cezzar Ahmed Paşa komutasında) bozguna uğratarak rüştünü ispatlamıştı. Kendi alternatiflerinin doğduğunu ve ayrıcalıklarının ellerinden gideceğini gören Yeniçeriler, bu duruma karşı muazzam bir nefret beslemeye başladı.
İrad-ı Cedid Vergisi: Yeni kurulan bu modern ordunun masraflarını karşılamak amacıyla "İrad-ı Cedid" adıyla yeni bir hazine kurulmuş ve halka yeni vergiler konulmuştu. Bu durum, yenilik karşıtı ulema ve saray bürokratları tarafından halkı kışkırtmak için tepe tepe kullanıldı.
Rus Savaşı ve Merkezdeki Boşluk: Osmanlı ile Rusya arasında savaş çıkınca, III. Selim sadık Nizam-ı Cedid askerlerinin büyük kısmını cepheye gönderdi. İstanbul’da güvenliği sağlamak ise Boğaz kalelerindeki "Yamak" adı verilen yardımcı askerlere ve yeniçerilere kalmıştı. Bu otorite boşluğu, isyancılar için biçilmiş kaftandı.
25 Mayıs 1807'de, Boğaz kalelerinde görevli yamakların Nizam-ı Cedid kıyafetleri giymeyi reddetmesi ve çıkan arbedede bir Nizam-ı Cedid subayını öldürmesiyle isyanın fitili ateşlendi. İsyancıların başına, Karadeniz Tahkimatı yamaklarından olan ve aslen Kastamonulu olan Kabakçı Mustafa adında bir çavuş geçti.
Kabakçı Mustafa liderliğindeki asiler, yanlarına İstanbul’daki Yeniçerileri, medrese öğrencilerini ve yenilik düşmanı ulemayı da alarak sancak açıp Atmeydanı’na (Sultanahmet) yürüdüler. İsyanın arkasındaki asıl beyin, III. Selim’i devirip tahta geçmek isteyen Köse Musa Paşa ve Şeyhülislam Topal Ataullah Efendi gibi yüksek rütbeli devlet adamlarıydı.
Asiler, padişahın önüne giderek Nizam-ı Cedid ordusunun derhal dağıtılmasını ve yenilik yanlısı devlet adamlarının kendilerine teslim edilmesini istediler. III. Selim, kan dökülmesini önlemek ve tahtını korumak amacıyla hayatının en büyük hatasını yaptı: Nizam-ı Cedid ocağını resmen dağıttığını ilan etti ve asilerin istediği devlet adamlarını görevden aldı.
Ancak taviz vermek asileri durdurmadı, aksine daha da cesaretlendirdi. Arkalarındaki siyasi güçlerin yönlendirmesiyle yamaklar ve yeniçeriler, III. Selim’in artık padişahlık yapamayacağını ilan ettiler. 29 Mayıs 1807'de III. Selim tahttan indirildi ve Topkapı Sarayı'ndaki Şehzadegan dairesine (kafese) kapatıldı. Yerine IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Kabakçı Mustafa ise turnacıbaşılık rütbesiyle ödüllendirilerek İstanbul’un fiili hakimi haline geldi; sokaklarda terör estirip yenilikçi avına çıktılar.
Kabakçı Mustafa İsyanı, Osmanlı’nın modernleşme tarihine vurulmuş en ağır darbelerden biridir. Devletin kendi eliyle yetiştirdiği modern ordu, gerici bir askeri ayaklanmayla tasfiye edilmiştir.
Ancak bu durum da uzun sürmedi. III. Selim’e sadık olan Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa, 1808 yılında kendi ordusuyla İstanbul’a yürüyerek Kabakçı Mustafa’yı kalelerdeki karargahında baskınla öldürttü ve isyanı bastırdı. Alemdar Mustafa Paşa, III. Selim’i yeniden tahta çıkarmak için saraya dayandığında ise IV. Mustafa’nın emriyle III. Selim sarayda haince şehit edildi. Bunun üzerine Alemdar, II. Mahmud’u tahta çıkardı.
Kabakçı Mustafa İsyanı, Yeniçeri Ocağı'nın ıslahat kabul etmez, statükocu ve devleti kemiren yapısını bir kez daha kanıtlamış; II. Mahmud’un kafasına "Bu ocak ortadan kaldırılmadan bu devlete huzur gelmeyecek" fikrini kazıyan son büyük facia olmuştur.
Yorum Gönder