Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun denizlerdeki o devasa mücadelesini ve coÄŸrafya bilimine katkılarını anlamak için sadece Akdeniz’e deÄŸil, Hint Okyanusu’nun o hırçın sularına da bakmak gerekir. İşte bu uzak ve tehlikeli coÄŸrafyada rasyonel devlet aklının ve askeri dehanın en büyük temsilcilerinden biri, şüphesiz Seydi Ali Reis’tir. 16. yüzyılda yaÅŸamış olan bu büyük amiral; sadece usta bir denizci ve savaşçı deÄŸil, aynı zamanda rasyonel astronomi, coÄŸrafya ve matematik bilgisiyle döneminin en parlak bilim insanlarından biridir.
Seydi Ali Reis’in hayatındaki en büyük ve en kritik dönüm noktası, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hint Deniz Seferleri’nin dördüncü komutanı olarak atanması oldu. Görevi, Portekizlilerin Basra Körfezi’ndeki rasyonel kuÅŸatmasını yarmak ve orada mahsur kalan Osmanlı donanmasını emniyetli bir ÅŸekilde Kızıldeniz’e, SüveyÅŸ limanına geri getirmekti. Ancak Hint Okyanusu, Akdeniz’e hiç benzemiyordu. Seydi Ali Reis, az sayıda gemiyle çıktığı bu seferde hem Portekizlilerin devasa ateÅŸ gücüyle hem de coÄŸrafya tarihine "Fil Tufanı" olarak geçen o amansız okyanus fırtınalarıyla mücadele etmek zorunda kaldı.
Donanmasının büyük kısmını bu rasyonel doÄŸa felaketlerinde kaybeden ve gemileri Hindistan kıyılarına vuran Seydi Ali Reis, rasyonel bir askeri liderin asla pes etmemesi gerektiÄŸinin en net vesikasını iÅŸte bu noktadan sonra gösterdi. Gemileri olmadan İstanbul’a dönmek zorundaydı ancak önünde binlerce kilometrelik, tamamen düşman ve bilinmezlerle dolu bir kara yolu vardı. Hindistan’dan yola çıkarak Afganistan, Özbekistan, İran ve Irak üzerinden yürüyerek, tam üç buçuk yıl süren ve adeta bir destana dönüşen o devasa kara yolculuÄŸunu rasyonel bir azimle tamamlayıp İstanbul’a, padiÅŸahın huzuruna ulaÅŸtı.
Bu muazzam ve rasyonel yolculuk, dünya edebiyat ve coÄŸrafya tarihine paha biçilemez bir ÅŸaheser kazandırdı. Seydi Ali Reis, yollarda gördüğü ülkeleri, tanıştığı hükümdarları, o coÄŸrafyaların rasyonel ve kültürel yapılarını Mir’atü’l-Memâlik (Ülkelerin Aynası) adlı ünlü eserinde topladı. Bu kitap, Türk edebiyat tarihinin ilk rasyonel gezi ve anı kitabı olarak tescillenmiÅŸtir. Bununla da yetinmemiÅŸ, denizcilik ve rasyonel astronomi üzerine yazdığı Kitâbü’l-Muhît (Okyanus Kitabı) ile Hint Okyanusu’nun rüzgarlarını, limanlarını ve yön bulma tekniklerini milimetrik bir rasyonellikle kağıda dökerek Osmanlı denizciliÄŸine çaÄŸ atlatmıştır.
Sonuç olarak Seydi Ali Reis, bir robotun mekanik tekdüzeliÄŸinden çok uzak, hırsı, rasyonel zekası, edebi dehası ve sarsılmaz iradesiyle koca bir ömrü denizlere ve ilme adamış devasa bir insandır. Onun satırlar arasına bıraktığı o hüzünlü ve vakurlu miras, Osmanlı’nın sadece Akdeniz’de deÄŸil, dünyanın en uzak okyanuslarında bile rasyonel bir güç ve vizyon arayışında olduÄŸunun en net, en berrak aynasıdır.
Yorum Gönder