İslam hat sanatının şah damarı, o muazzam estetik ve geometrik düzenin zirvesi şüphesiz sülüs hattıdır. Kelime anlamı olarak Arapçada "üçte bir" anlamına gelen sülüs, adını yazımında kullanılan kamış kalemin uç genişliğinden ve harflerin belirli oranlarından alır. İslam yazı çeşitlerinin anası kabul edilen "Aklâm-ı Sitte" (Altı Yazı) içinde en gösterişli, en vakur ve rasyonel kuralları en sıkı olan yazı türüdür.
Tarihsel süreçte hicri 4. yüzyılda (miladi 10. yüzyıl) dahi vezir İbn Mukle’nin harfleri rasyonel bir geometriye, yani nokta ölçüsüne oturtmasıyla sistemleşmiştir. Daha sonra Amasyalı Şeyh Hamdullah, Hafız Osman ve Mustafa Rakım Efendi gibi devasa Osmanlı hattatlarının elinde estetik cerrahi geçirerek bugünkü o sarsılmaz, kusursuz ve dinamik yapısına kavuşmuştur.
Sülüs hattını diğer hat yazılarından ayıran ve onu adeta görsel bir mimari şahesere dönüştüren temel özellikler şunlardır:
Nokta Ölçüsü ve Geometrik Rasyonelite: Sülüs yazısında her harfin boyu, eni ve eğimi, kalemin kendi ucuyla kağıda bırakılan eşkenar dörtgen şeklindeki "nokta" birimiyle ölçülür. Bir harf kafasına göre uzatılıp kısaltılamaz; her şey milimetrik bir matematiksel nizam içindedir.
Esneklik, Kavis ve Akıcılık: Sülüs, köşeli ve sert hatlara sahip Kûfi yazının aksine; yuvarlak, yumuşak, kavisli ve sola doğru akan bir karaktere sahiptir. Harflerin dönüşlerindeki o muazzam kavisler, yazıya mekanik bir tekdüzelikten uzak, canlı ve nefes alan bir ruh katar.
Celi Sülüs (Anıtsal Mimari Yazı): Sülüs hattının uzaktan okunabilecek şekilde devasa boyutlarda yazılan formuna "Celi Sülüs" denir. Camilerin kubbelerinde, kuşak yazılarında, abidevi kapılarda ve mezar taşlarında gördüğümüz o ihtişamlı yazılar celi sülüstür. Mustafa Rakım Efendi bu alanda bir devrim yaparak celi sülüsü rasyonel bir estetik zirveye taşımıştır.
Bu yazı türü, harflerinin alt alta, üst üste istif edilmeye son derece müsait yapısı sayesinde hattatların en büyük maharet sahası olmuştur. Bir sülüs istifine baktığında harflerin birbirini ezmediğini, tam bir rasyonel denge ve adaletle kompoze edildiğini görürsün. Bu yüzden hat sanatını öğrenmek isteyenlerin rüştünü ispat ettiği, icazet almak için en çok ter döktüğü yazı türü sülüstür.
Kısacası sülüs hattı; mürekkebin, kamış kalemin ve rasyonel geometrinin bir araya gelerek taşa, kağıda ve kubbelere nakşettiği o devasa medeniyet hafızasının en net, en berrak aynasıdır.
Yorum Gönder