Turgut Reis, 16. yüzyılda yaşamış, Barbaros Hayreddin Paşa’nın en yetenekli talebesi ve halefi olan, Osmanlı denizcilik tarihinin en büyük amirallerinden, stratejistlerinden ve fatihlerinden biridir. Avrupalıların denizlerdeki fırtınalı ve durdurulamaz askeri dehasından dolayı "Dragut" adını taktıkları bu efsanevi denizci, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda Akdeniz coğrafyasını, akıntılarını ve rüzgarlarını avucunun içi gibi bilen dahi bir kartograftır. Sıradan bir levent olarak başladığı denizcilik kariyerini Trablusgarp Fatihi ve paşa unvanıyla taçlandırmıştır.
Muğla Bodrum (Yalıkavak) doğumlu olan Turgut Reis, genç yaşta denizlere açılarak Barbaros Hayreddin Paşa’nın yanında yetişti. Kısa sürede kıvrak zekası ve taktik becerisiyle öne çıkarak kendi filosunu kurdu ve Akdeniz’de İspanyol, Venedik ve Ceneviz gemilerine kök söktürmeye başladı. Preveze Deniz Zaferi’nde (1538) Osmanlı donanmasının merkez kanadını mükemmel idare ederek zaferin mimarlarından biri oldu. Ancak denizcilik hayatı her zaman zaferlerle geçmedi; 1540 yılında Korsika açıklarında Cenovalı amiral Giannettino Doria’ya esir düştü ve tam 4 yıl boyunca Haçlı gemilerinde forsa olarak kürek çekti. Barbaros Hayreddin Paşa, en sadık talebesini kurtarmak için Cenova limanını kuşatıp devasa bir fidye ödeyerek Turgut Reis'i esaretten kurtardı.
Turgut Reis’in dünya tarihine ve Osmanlı’ya sunduğu en büyük askeri başarı, 1551 yılında Malta Şövalyelerinin ve İspanyolların elinde bulunan Trablusgarp’ı (Libya) fethetmesi olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman, Kuzey Afrika’daki bu stratejik fethin ardından Turgut Reis’i Trablusgarp Beylerbeyi olarak atadı. Turgut Reis, burada kurduğu modern tersaneler, tahkimatlar ve idari düzenle Trablusgarp’ı Osmanlı’nın Orta Akdeniz’deki en güçlü askeri üssü haline getirdi. Onun buradaki varlığı, İspanyolların Kuzey Afrika üzerindeki tüm sömürgeci hayallerini suya düşürdü. Öyle ki, 1560 yılında Cerbe Deniz Savaşı'nda Haçlı donanmasını bozguna uğratarak Akdeniz'deki Türk hakimiyetini bir kez daha perçinledi.
Efsane amiralin hayatı, yine deniz üzerinde, savaş meydanında son buldu. 1565 yılında Osmanlı donanmasının Malta’yı kuşatması sırasında, askeri stratejiyi bizzat sahada yönetirken şarapnel parçalarının başına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Malta’nın en kritik kalesi olan Saint Elmo’nun düştüğü gün, seksen yaşının üzerinde şehadet şerbetini içti. Vefatının ardından naaşı, kendi kurduğu ve imar ettiği Trablusgarp’a götürülerek, bugün de kendi adını taşıyan Turgut Reis Camii ve Türbesi’ne defnedildi. Özetle Turgut Reis; esareti de fethi de denizlerde yaşamış, sarsılmaz iradesi ve askeri dehasıyla Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki varlığını yüzlerce yıl kalıcı kılmış müstesna bir serhad gazisidir.
Yorum Gönder