Redif Askeri Teşkilatı nedir ve taşrada neleri değiştirdi?

Redif Askeri Teşkilatı, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nı kaldıran Sultan II. Mahmud’un, taşradaki asayiş boşluğunu doldurmak ve asıl orduya yedek güç sağlamak amacıyla 1834 yılında kurduğu modern bir askeri rezerv (yedek ordu) sistemidir. Hatırlarsan, ocağın kaldırılmasıyla birlikte Anadolu ve Rumeli genelinde ciddi bir güvenlik zafiyeti doğmuştu. Üstelik az önce konuştuğumuz Kavalalı isyanı da devletin profesyonel asker sayısının ne kadar yetersiz olduğunu yüzümüze vurmuştu. İşte Redif teşkilatı, hem bütçeyi sarsmayacak hem de ihtiyaç anında hemen silah altına alınabilecek bir taşra ordusu yaratma fikrinden doğdu.

Bu teşkilatın çalışma mantığı oldukça rasyoneldi. Taşrada yaşayan, evli, iş güç sahibi genç ve orta yaşlı Müslüman erkekler bu sisteme dahil edilirdi. Bu insanlar günlük hayatlarında çiftçiliklerine, ticaretlerine veya zanaatlarına devam ederlerdi; yani devlete sürekli bir maaş yükleri yoktu. Sadece yılın belirli dönemlerinde (genellikle hasat sonraları veya hafta sonları) en yakın kasaba veya şehir merkezindeki redif taburlarında toplanır, buralarda düzenli olarak modern askeri talim, yürüyüş ve atış eğitimleri alırlardı. Savaş çıktığında ise doğrudan "Asakir-i Mansure-i Muhammediye" adlı asıl orduya katılarak cepheye sevk edilirlerdi.

Redif Teşkilatı'nın taşrada değiştirdiği en büyük şey, kamu düzeninin ve asayişin kurumsallaşması oldu. Klasik dönemde taşranın güvenliğini sağlayan tımarlı sipahiler çoktan yok olmuş, yerlerini ise halkı haraca bağlayan başıboş sekbanlar veya ayanların özel orduları almıştı. Redif taburlarının kurulmasıyla birlikte, taşradaki eşkıyalık, hırsızlık ve yerel isyanlar hızla bastırıldı. Devlet, taşranın asayişini ilk kez yerel feodal güçlerin (ayanların) elinden alarak tamamen merkeziyetçi, üniformalı ve nizami bir kolluk gücü eliyle kendi kontrolüne geçirmiş oldu.

Sosyolojik açıdan ise bu sistem, taşra insanının modern devlet disipliniyle tanışmasını sağladı. Anadolu’nun ücra köylerindeki gençler, bu taburlar sayesinde hayatlarında ilk kez modern üniforma giydiler, rütbe kavramını öğrendiler, hiyerarşiyi kavradılar ve düzenli talim disiplinine girdiler. Ayrıca her sancakta bir redif kışlası ve mühimmat deposu inşa edilmesi, taşra şehirlerinin mimari yapısını ve ekonomik hareketliliğini de değiştirdi. Özetle Redif Teşkilatı; Osmanlı’nın modernleşme döneminde taşrayı askeri olarak disipline eden, asıl orduyu insan gücüyle besleyen ve Cumhuriyet dönemindeki "yedek subay/er" sisteminin de temelini oluşturan çok başarılı bir kurumsal reformdur.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski