Tanzimat Fermanı (1839) Osmanlı hukuk sisteminde neleri değiştirdi?

Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu), 3 Kasım 1839’da Sultan Abdülmecid döneminde Hariciye Nazırı Mustafa Reşid Paşa tarafından Gülhane Parkı’nda okunan, Osmanlı hukuk tarihinin en büyük ve radikal dönüm noktasıdır. Bu ferman, Osmanlı’da geleneksel "padişahın mutlak ve sınırsız iradesi" dönemini kapatmış, yerine kanun üstünlüğü (hukukun üstünlüğü) ilkesini getirmiştir. Fermanın ilanındaki temel rasyonel gaye, az önce konuştuğumuz Baltalimanı Antlaşması ve Kavalalı isyanı gibi krizlerle sarsılan devleti, Batı tarzı hukuki reformlarla ayakta tutmak ve Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmasını engellemekti.

Tanzimat Fermanı'nın Osmanlı hukuk sisteminde kökten değiştirdiği unsurlar şunlardır:

1. Padişahın Yetkilerinin Kanunla Sınırlandırılması

Fermanda bizzat Sultan Abdülmecid, "Bu kanunlara ben de dahil olmak üzere herkes uyacaktır" diyerek kendi mutlak otoritesinin üzerinde bir kanun gücü olduğunu resmen kabul etmiştir. Bu durum, Osmanlı monarşisinde anayasalcılığa ve hukukun üstünlüğü ilkesine geçişin ilk somut adımıdır. Padişahın iki dudağı arasından çıkan emirlerin yerini, artık meclislerde tartışılıp onaylanan nizami kanunlar almaya başlamıştır.

2. Eşit Vatandaşlık Hukuku (Kanun Önünde Eşitlik)

Fermanın getirdiği en devrimci yenilik, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin (Müslüman, Hristiyan, Musevi) tüm Osmanlı tebaasının kanun önünde tamamen eşit kabul edilmesidir. Hatırlarsan, geleneksel "Millet Sistemi"nde Müslümanlar ile gayrimüslimler farklı hukuki statülere sahipti. Tanzimat ile birlikte bu durum kırılmış, herkesin can, mal, namus ve iffet emniyeti devletin resmi ve sarsılmaz güvencesi altına alınmıştır. Bu hamle, modern "Osmanlı vatandaşlığı" kimliğinin de temelini atmıştır.

3. Yargılama Usulleri ve Mahkemelerin Şeffaflaşması

Geleneksel dönemde kadıların tek başına verdikleri hükümler ve bazen yaşanan keyfi cezalandırmalar tamamen yasaklanmıştır. Fermanla birlikte, "hiç kimsenin açıkça ve adilce yargılanmadan cezalandırılamayacağı" hükme bağlanmıştır. Mahkemelerin halka açık (aleni) yapılması esası getirilmiş ve suçluların mülklerine devletçe el konulmasını sağlayan, az önce konuştuğumuz o meşhur "müsadere sistemi" ile işkence ve angarya uygulamaları resmen ve tamamen yasaklanmıştır.

4. Batı Tarzı Yeni Kanunların ve Meclislerin Doğuşu

Fermanın getirdiği bu yeni hukuki altyapıyı doldurmak amacıyla, Fransız ve Avrupa hukuk sistemleri taklit edilerek yeni ceza, ticaret ve ceza muhakemeleri kanunları hazırlanmıştır. Hukuk sistemindeki bu köklü değişim, yargılama yapacak yeni kurumları da doğurmuştur. Kanun taslaklarını hazırlamak ve idari davalara bakmak amacıyla Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye (modern Danıştay ve Yargıtay'ın temeli) kurulmuş, ayrıca hem Müslümanların hem de gayrimüslimlerin birlikte yargılandığı çoklu/karma mahkemeler (Nizamiye Mahkemeleri) faaliyete geçmiştir.

Özetle; Tanzimat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğu'nu tebaaya dayalı geleneksel bir İslam devletinden, kanun önünde eşit vatandaşlık bağına dayalı modern ve bürokratik bir hukuk devletine dönüştüren en kritik siyasi ve hukuki lokomotif olmuştur.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski