Piri Reis’in haritasının gizemi nedir?

Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği ve günümüze sadece batı kıyılarını gösteren parçası ulaşan dünya haritası, hem denizcilik tarihi hem de kartografi açısından dünyanın en büyük gizemlerinden ve başarılarından biri kabul edilir. Gelibolulu bir denizci olan Piri Reis, bu haritayı dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim’e Mısır seferi sırasında takdim etmiştir. Haritayı asıl gizemli kılan unsur, çizildiği dönemde henüz Avrupalı denizciler tarafından tam manasıyla keşfedilmemiş, haritalandırılmamış coğrafyaların, inanılmaz bir doğruluk payıyla ve detayla parşömen üzerine işlenmiş olmasıdır.

Haritanın en çok tartışılan ve üzerine teoriler üretilen kısmı, Güney Amerika kıyılarının ve özellikle Antarktika’nın kuzey kıyılarının (Kraliçe Maud Toprakları) gösterilme şeklidir. Antarktika kıtası resmi olarak ilk kez 1820 yılında keşfedilmişken, Piri Reis’in bu kıtayı 300 yıl öncesinden haritasına dahil etmesi bilim dünyasında şaşkınlık yaratmıştır. Dahası, haritadaki Antarktika kıyıları buzullaşmamış, yani kıtanın binlerce yıl önceki topoğrafik yapısına uygun şekilde çizilmiştir. Bu durum, Erich von Däniken gibi popüler tarihçilerin "uzaylılar tarafından çizildi" gibi marjinal teoriler üretmesine yol açmışsa da, meselenin aslı Osmanlı denizciliğinin ve Piri Reis’in muazzam sentez yeteneğinde gizlidir.

Piri Reis, haritanın kenarına düştüğü detaylı notlarda bu gizemi bizzat kendisi açıklar. O, bu haritayı sıfırdan tek başına çizmemiş, o dönem bilinen dünyadaki en değerli haritaları bir araya getirerek birleştirmiştir. Notlarında; İskenderiye döneminden kalan eski Yunan haritalarından, Hint haritalarından, Portekizlilerin güncel deniz raporlarından ve en önemlisi Kristof Kolomb’un Amerika’ya yaptığı seferlerde kullandığı ve o dönem kimsenin elinde olmayan kayıp haritasından faydalandığını açıkça belirtir. Dolayısıyla harita, insanlığın o güne kadar biriktirdiği ama parça parça duran coğrafya bilgisinin Osmanlı eliyle yapılmış ilk büyük ve kapsamlı küresel sentezidir.

Haritadaki bazı coğrafi kaymalar ve hatalar (örneğin Amazon Nehri'nin iki kere çizilmesi veya bazı adaların yerlerinin tam tutmaması) Piri Reis'in farklı ölçeklerdeki haritaları tek bir parşömende birleştirirken yaşadığı teknik zorluklardan kaynaklanmaktadır. Bu durum, haritanın uzaydan bakılarak değil, tamamen dönemin denizcilik haritalarının (portolan) bir araya getirilmesiyle oluşturulduğunun en somut kanıtıdır. Özetle Piri Reis’in haritasının gerçek gizemi, iddia edildiği gibi mistik güçlerde değil; Osmanlı’nın 16. yüzyılda dünya istihbaratını, coğrafi keşiflerin verilerini ve kadim harita arşivlerini İstanbul'da toplayıp işleyebilecek küresel bir vizyona ve bilimsel kapasiteye sahip olmasında yatmaktadır.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski